Loader

Otizm Spektrum Bozukluğu

Otizm Spektrum Bozukluğu

Otizm Spektrum Bozukluğu; toplum içinde bilinenin aksine, oldukça farklı bir tanıma sahiptir. Bu bozukluk aslında psikolojik durum spektrumu olarak değerlendirilebilir. Doğuştan gelmektedir ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilir. Sosyal etkileşimde bulunmayı engelleyen, iletişim kurmayı zorlaştıran ve bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan bir durumdur. İlgi duyulan şeyler sınırlıdır. Bunun yanı sıra kendini yineleyen davranışlar ve hareketler görülür.

           Otizm Spektrum Bozukluğunun belirtileri hemen ortaya çıkmamakla birlikte, sıkıntıların daha belirgin olarak gözlenmeye başlamasında üç yaş önemlidir. Üç yaşında, gözlenmesi gereken belirli bir gelişim süreci vardır. İstisnalar dışında otizme sahip çocuklar bu gelişim sürecini geriden takip etmektedir. Bakıldığında birçok aile aynı yaş grubundaki çocuklar ile kendi çocuklarının durumunu karşılaştırdıklarında otizmden şüphelenmelerini gerektirecek bulgulara ulaşabilirler. Eğer çocuğunuzda otizm olabileceğinden kuşku duyuyorsanız, en kısa zamanda bununla ilgili olarak uzman görüşü almalısınız.

Otizm, ailenin yanlış bir hareketinden veya davranışından kaynaklanmamaktadır ve otizmli olmak da bir hastalık olarak nitelendirilmemelidir. Bir bireyin otizmli olması için herhangi bir ırka veya belli bir statüye sahip ailenin çocuğu olmasına gerek yoktur. Otizm din, dil, ırk, statü gözetmeksizin her bireyde görülebilecek bir durumdur. Tüm bunlar göz önüne alındığında otizm aslında bir bozukluk değil, bir farklılıktır. Ancak bu farklılık otizmli bireylerin yaşam koşullarını sınırlandırmaktadır. Neticede dünya düzeni, çoğunluğun özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir. Çoğunluğa uyum sağlamakta zorlanan bu bireylerin uyumunun kolaylaşması yine çoğunluğa bağlıdır.

Sağlıklı olarak nitelendirdiğimiz insanlara baktığımızda da herkesin farklı kişiliklere sahip olduğunu görürüz. Kimi içine kapanık, kimi dışa dönüktür. Ancak normal göründükleri için bu kişileri yargılamayız. Otizme sahip olan bireyler, davranışlarındaki belirgin durumlar sebebiyle dikkat çekmeye daha çok meyillidirler. Bunu kısmen bir kişilik olarak görmeye çalışmak, otizmli bireyler için de daha kolay olacaktır. Farklı olarak doğmuş bu özel insanların da yaşamın tüm haklarına sahip olduğunun bilincinde olmalı ve duyarlı bir toplum yapısı oluşturmak için çaba göstermeliyiz. Öğrenmeli ve öğretmeliyiz.

KURUMSAL EĞİTİMLER